”Hayır”ı bir de kadınlardan dinleyin

İstanbul Üniversitesi’nden kadın öğrenciler kurdukları Mor Noktalar ile neden ”Hayır” denilmesi gerektiğini anlatıyor. Şemdinlili ve Siirtli kadınlar da Kürt kentlerindeki baskı ve yasaklara dikkat çekerek, ”Önderliğim, özgürlüğüm ve dilim için hayır” diyor

”Tek adam” rejimini öngören yeni anayasa değişikliği için referanduma kısa bir süre kala, kadınlar ”Hayır” seslerini yükseltiyor. İstanbul Üniversitesi’nde kadın öğrenciler kurdukları Mor Noktalar ile ””Hayır”ı bir de kadınlardan dinleyin” diyor. Hakkari’nin Şemdinli ilçesi ile Siirt’te de kadınlar, ”Hayır” gerekçelerini anlatarak tüm kadınlara ”Hayır” deme çağrısı yapıyor.

Sorulara cevap olmaya çalışıyoruz

İstanbul Üniversitesi’nde Mor Nokta adını verdikleri dayanışma ağını kuran öğrencilerden Nilay Atabay, aynı zamanda hukuk fakültesi öğrencisi. Atabay, Mor Noktalar’ın işlevini şu sözlerle anlatıyor: ”Mor Noktalar’la referanduma dair sorusu olan kadınların merak ettikleri sorulara bulacakları cevapları ve ”Hayır”ı bir de kadınlardan dinleyebileceği bir ortam yaratmaya çalışıyoruz. Mor Noktalar’ın hem Merkez Fakülte’de hem de Edebiyat Fakültesi’nde kurulmasına karar verdik. Bunun dışında da ”Hayır”ın sesini yükselttiğimiz çalışmalarımız devam edecek. ”Hayır” sansürlenecek bir söz değil; kadınların ”Hayır”ı, bugün tüm tacizlerin, tecavüzlerin, okullarda uğradığımız şiddetin bir yerde kırılması için bir şans hepimiz için.”

Bir çok kez saldırıya uğradık

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi Şilan Delipalta ise birçok kez saldırıya uğradıklarını ancak vazgeçmediklerini söylüyor: ”Sağladığımız dayanışmadan korkuyorlar. Çünkü biz sadece ‘hayır’ konusunda değil, tecavüzü aklamaya çalıştıklarında da bu üniversitede eylemsellik halindeydik. 8 Mart’ta yaptığımız çalışmalarda da eylemsellik halindeydik. Bunun sürekliliğinden korkuyorlar.”

Neden ”Hayır”?

Fransızca Mütercim ve Tercümanlık bölümü öğrencisi Gizem Kılıç da neden ”Hayır” denmesi gerektiğini şu sözlerle ifade ediyor: ”Biz üniversiteli kadınlar bize bilimi gösterecek olan hocalarımız tarafından tacize uğruyorsak, güya bizlerin güvenliğini alması gereken özel güvenlik görevlileri tarafından tacize uğruyorsak, rektörlük de bu kişileri aklıyorsa en başta bunlar için ”Hayır” demeliyiz.”

‘Özgürlüğüm ve dilim için hayır’

Şemdinlili kadınlar ise baskı ve yasaklara rağmen ”Hayır” diyeceklerini söylüyor.

Dilber Korkmaz, tüm baskılara rağmen umutlarını yitirmediklerini ve yeni anayasa değişikliği ile öngörülen diktatörlüğün Kürt halkı için tehlikeli olduğunun altını çiziyor. Korkmaz, ”Bizleri zorla topraklarımızdan çıkarmak istiyor. Önderliğim için, çocuklarımın özgür yaşamı için, baskı politikalarına maruz kalmamak için, kendi dilimde kendimi savunmak için sonuna kadar hayır” diyor.

”Hayır” çalışması yapanların gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlatan Türkan Eraydın ise, ”Bizi sindiremeyecekler. Partilerimizi kapatarak, iradelerimizi alarak bizleri baskı altına almak istiyorlar. Biz kadınlar, irademize sahip çıkacağız” sözlerini ifade ediyor.

Münire Han da, Kürt kentlerindeki baskıya dikkat çekiyor: ”Evlerimizin önünden geçerek, çarşıda ellerinde silahlarla dolaşarak bizleri korkutacaklarını zannediyorlar. Bizler yıllardır devletin baskılarına maruz kaldık. OHAL diye sesimizi çıkaramayacağımızı düşünüyorlar. Ama bizler ne olursa olsun sonuna kadar ”Hayır” diyeceğiz.”

9_kadın

”Evet” ayrımcılıktır

Siirtli kadınlar da ”Evet”in ayrımcılık olduğuna dikkat çekiyor.

Siirt’in Barış Mahallesinde oturan Bedia Baykara, artık hiçbir annenin evladı için ağlamasını istemediğini ve bu toprakların barışı hak ettiğini söylüyor: ”Özellikle Tayyip Erdoğan’a sesleniyoruz: Barış bu ülkede yaşayan herkesin hakkı. Bu halka çektirdiği artık yeter. Referandumda ‘hayır’ diyeceğiz çünkü artık kimsenin acı çekmesini istemiyoruz. Biliyoruz ki ‘evet’ dersek kendimize ve çocuklarımıza ihanet etmiş olacağız.”

Yine Barış Mahallesinde oturan Ayşe Esen de ”Hayır”ın herkesi birleştireceğini anlatıyor: ”Evet ayrımcılıktır, ama ”Hayır” hepimizi birleştirecek tek cevaptır. Bizim çocuklarımız Kürt, Türk, Arap demiyorlar beraber büyüyorlar, birbirlerinden yaşamı öğreniyorlar. Biz hep birlikte yaşıyoruz bu topraklarda. Biz bu ayrımcılığa ”Hayır” diyeceğiz.”

Kaynak: Özgürlükçü Demokrasi

TEILEN